28 Ekim 2010 Perşembe

En Kısa Zaman Bu Zaman :p

Bugün yaptığım planlara aralıksız yağan yağmur gölge düşürünce yazmak için en kısa zaman bu zaman oldu.. :) Daha önce de dediğim gibi yazmadım yazamadım yoğun geçiyor günler... Sabah çıkıyorum yurttan kargalar kahvaltı etmemişken nerdeyse,akşam döndüğümde de yazmaya hatta gözümü açmaya dermanım kalmıyor.. Yorgun olmadığım vakitlerde de yazacak halim olmuyor. :) Bu bir çelişki mi? Bilemedim. :p Dün geceden beri sinirlerim bozuk neden olduğunu bilmiyorum abuk sabuk şeylere canım sıkıldı kafayı taktım ve tam şu anda bu satırları yazmak için çabalarken de ellerim titriyor kendimi iyi hissetmiyorum... Neden böyleolduğumm konusunda da kesinlikle bir fikrim yok. :s Dileğim bu ruh halinin beni bi an önce rahat bırakması. Kış geliyor havalar grileşiyor herhalde biraz oda etkisi altına almaya başladı beni. Kışı severim ama kar yağdığında... Ben yaz çocuğuyum tüm sıcağına rağmen bayılırım.. Yaz gibisi yok. :) Ekim ayını dayedik ya. Günler çok hızlı geçiyor bazen yetişemiyormuşum gibi hissediyorum. :s Hoh! Ve son zamanlarda 'Seneye bugün nerde olcam acaba?' diyorum... 4.sınıf olmanın genel pskolojisi galiba...

Uzun zamandır yazmadım,peki o dönemde ne yaptım? Arklarla takıldım,dexter ı izledim-nihayet yetiştim bu sezona ondada :)- gezdim tozdum,sevgilimle görüştüm,bloga yazmayı özledim falan filan... :)

Günlük kıvamındaki bloguma neler yaptığımı yazmaya başlıyorum. :p Geçen hafta sonu yine sevgilimle beraberdik. Gezdik tozduk eğlendik yeni ev arkadaşlarından biriyle tanıştım... Ayrıntılı anlatmam gereken birşey olmadı. Güzeldi,onun yanında olmam yeter ki zaten. :)

Pazartesi de gayet olağan geçtikten sonra salı akşam üstü sözleştiğimiz gibi kızlarla toplaşka yaptık. BynBacak'ın köy evi toplaşkasıydı bu. Saat 3 teki otobüse yetiştik ve düştük yollara.. Şehirden uzaklaşıp köye yaklaştıkça buram buram tezek kokuları sardı dört bir yanımızı. :) Severim köy hayatını eğlenceli gelir bana hep bi rahat gelmiştir bana. :) Ayda yılda 1 gittiğim için olsa gerek. Bir de orda yaşayanlara sormak gerek ne kadar sevilebilecek olduğunu değil mi? :) Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik ve eve vardık. :) Hemen tabi kuzine sobayı yakmak için çalışmalara başladık çünkü ev dışarıdan daha soğuk. Şaka gibi ama aynen öyleydi ya. :) Naz saolsun bu işlerden daha iyi anladığı için hemen kolları sıvadı biraz uğraşmasına rağmen yaktı sobayı. Sonrasında da menemen yaptı bize yeşil biberleri yanmış bir menemendi ama afiyetle yedik. Sırpıç hiç oturmaz yapar yedirirdi bize. Bu defa bi farklılık yaparak o oturdu biz yaptık herşeyi. :) Yemek Naz da,bulaşık sofra toplama bende,kuzineye odun atma BynBacak'ta,yatmak gibi en zor iş Sırpıç'taydı. Yanmış biberli menemenden sonra çekirdek faslına giriştik. Sonrasında közlenmiş patates,hoşbeş,kavrulmuş kestane,biber turşusu,meyve ve şu anda aklıma gelmeyen bir sürü şey.. Abartmıyorum,dönüşümüze 1 saat kalaya kadar derdimiz birşeyler yemekti... Gecenin bir yarısına kadar oturduk sohbet ettik.. Aşktan, kıldan tüyden, pırlantadan, düğünden, nişandan, sevdiklerimizden-gözümüzden gönlümüze intikal etmiş olanlardan-hepsiden herşeyden konuştuk... Sırpıç'la Naz bi ara göz yaşlarına hakim olmadılar... Naz vefat eden babanesini anlattı ve gözyaşları bir anda sel oldu... Çok geçmeden duruma el atıp BynBacak'la onları güldürmeyi başardık tabi ki. :) Saat kaç olmuştu hatırlamıyorum ama artık yatalım uyuyalım dedik. Herkes daldı yerine. Ama bu bizi durdurur mu? Hayır. Konuşmalarımız devam etti... Hatta bi ara siyasi mevzulara bile daldık gecenin bilmem kaçında. :) Sonra hafif sızmış kıvamda uyumuşuz. Sabah saat 10.30 da BynBacak cadısı uyandırdı saolsun. Uyumaya mı gitmişiz ki oraya, köyde uyunurmuymuş ki,zaten altı üstü bi güncük ordaymışız falan filan diye diye üzerimden yorganı çekti aldı hatun ya. :) En sona ben kalmıştım bende kalkınca koyulduk kahvaltı keyfine... Kuzine üzerinde ev yapımı kızarmış ekmeğin tadı şahaneydi söylemeden geçemeyeceğim. :) Kahvaltı sonrası biraz dedikodu biraz abur cubur faslı sonra da evin önüne çıkıp hamak keyfi 20 küsür yaşında bisiklet sürmeyi bilmeyen -düşmekten korktuğundan öğrenenemiş- Sırpıç'a bisiklet sürme dersi fotoğraf çekme falan derken baya bi vakit geçmiş ve yağmur atıştırmaya başlamıştı. Eve girelim artık daha fazla çamur olmadan ıslanmadan dedik ve önce çekilen fotoğraflara bakma seansı sonrasında da bi posta uyku çekip yine birşeyler yedik ve artık dönüş yoluna düşme vakti geldi diyip hazırlanıp evde dağıttıklarımızı toplayıp yollara düştük. :) Eğlendim çok eğlendim arkadaşlarım sayesinde. Varlıkları için şükretmeliyim... Onlar yanımdayken derdimi tasamı unutuyorum. Sevdiğim beni sevenler olduğunu görünce mutlu oluyorum. Arkadaşlar Can'dır... Duygusala bağlamadan yazımı bitirsem iyi olur. :)

Bugünü anlatmadan olmaz ama dimi. :p Sabah 07:00a kurduğum saatimi kapatıp uyuyakaldığım için öğleden önceki derse gidemedim. Bende yıkanmayı bekleyen çamaşırlarıma ayırdım günümü. :) Haftasonu içinde Sırpıç'ın Ablası Nilgün gelecek taa uzaklardan onlarla beraberim. Bol kahkahalı dakikalar beni bekler demek oluyor bu da. Umarım onu gönlünce gezdirip eğlendirebiliriz. Sizlere bol kahkahalı günler dilerim. Her gününüz bir öncekinden çok daha güzel olsun...
Aa benim birde küçük bir ricam olacaktı 1 Kadın 1 Erkek dizisini netten indirmek istiyorum ama hangi siteye girsem bir problem oluyor. Şurdan rahat indirirsin MaTRuŞKa dediğiniz bir site varsa benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum...


MaTRuŞKa'dan gülücükler. :p

NOT:Fotoğraflar bana aittir!
Yazmadım arayı açtım farkındayım.. 1 hafta olmuş nerdeyse... Yazacağım söz en kısa zamanda. Yoğunum sadece şu sıra fazlasıyla yoğun..

MaTRuŞKa'dan sevgiler... Herkese iyi geceler...

21 Ekim 2010 Perşembe

Ağız Dolusu Küfretmek İstiyorum Bildiği Küfürleri Öğretecek Olan Var Mı?

Tersliklerin peşimi bırakmadığı bir gündü. İşin kötü tarafı bitmedi de... Sabah 7 de kalkıp üşenmeyip gittim çamaşırları makinaya attım ki okula gitmden çıkarıp asayım kimseler dokunmasın cimirmesin benim iç çamaşırlarımı pijamalarımı diye... Hem insanlar neden benim işimi görsün ki benim çamaşırlarımı makinadan çıkarsın ki bu benim görevim. Neyse daha fazla uzatmayayım ve konumuza döneyim. Çamaşırları makinaya attım ve su sesi gelmediği için biraz bekledim normalde hemencik çalışması gereken makina çalışmadı ve sanki makinaya su gelmiyormuş gibi bir ses çıkardı bende sabahın körü körü bi yerlerimden uydurduğumu düşündüm ve makinadan gelen tuhaf sesten sonra hah çalıştı diyerek içimden odama ve sıcacık yatağıma geri döndüm. Tabi kafamı koyduğum gibi uyumuşum bir gözümü açtım ki saat 8.30 a geliyor ve BynBacak tan bir sms ''Uyandın mı?'' cvp ''Ewet canım.'' ''Tamam geliyorum.'' 15 dk sonra falandı galiba geldi. Bende kahvaltımı aldım yemekhaneden bolca bişe ama. :) 2 kişi yiyeceğiz ne de olsa... Ben kahvaltı hazırlamaya koyuldum o arada BynBacak da biraz kestirdi. Oturduk yaptık kahvaltımızı bir güzel keyifle... Sonra saat 9.45 falan olmuştu ben makina bitmiştir çamaşırlarımı elıp geleyim dedim gittim. Aynen dediğim gibi makina durmuş fişi çektim kapak atsın diye bekliyorum bi yandan da makinanın için şöyle bir göz attım benim çamaşırlar hiç ıslak gibi değil... Allah Allah nasıl iş bu diye düşündüm yanlış görüyorumdur dedim içimden... Makinanın kapak açıldı ve ben bi baktım cidden benim çamaşırlar kupkuru yıkanmamış... Bildiğin yıkanmamış yaa.. Ben sırf yıkansınlar bir an önce okula gitmeden asayım diye sabahın köründe üşnemedim kalktım makinaya attım ama benim çamaşırlar yıkanmamış. Hadi dedim gidim personele bir sorayım nedir ne değildir makina mı bozuk diye. O da bendenbeter anam. Diyorum ki makina sanki su gelmiyormuş gibi bir ses çıkarıyor ayh yok olur mu öyle şey diyo... Baya bi uğraştık onunla da... Sonra iç kısımdaki makinaya attık beraber çalıştırdık. Tam o sırada diğer personel geldi ne oldu hallettiniz mi gibi bir cümle kurdu veo da dedi böyle böyle 8 ve 9 u denedik çalışmadı 1 e attık bizde diye. O da aaa 8 ve 9 un musluğu yok dedi.. Müdüre Hanım yaptırmadı ne zamandan beri duruyor onlar öyle de demez mi. Bi git öl ya bi git öl kızaaaamm.. Sabahın köründe çalışmayan makinaları bulan ben var ya süper bir insanım. İş yerindeki çalışmayan makinaları bilmeyen hatun ayrı bir dünya! O makinalara ne zamandır musluk yaptırmayan Müdüre Hanım için de söylecek çok birşey kalmıyor galiba... Gerçi sabah onca sayınca kelime haznem tükendi artık. :)

Asıl olaya geliyorum artık. Asıl anlatmak istediğime... Lan bu kadar dürüst olduğum için kendime hiç böylesine kızmamıştım! Bana böyle olmayı öğretene,öğütleyene,bir şekilde bir katkısı olana herkese küfretmek istiyorum! Onlar sayesinde çekmediğim kopyalardan ötürü formasyon alamıyorum çünkü. Hep 'ben ne biliyorsam o meslek hayatımda kimse olmayacak yanımda hem neden insanların hakkına gireyim ki ben dürüstüm abi ne gerek var ki öyle şeylere' daha bir sürü şey zırvalayarak dolanıyordum ortalarda... Bugün göt gibi kalınca 'lan bana bu dürüst olmayı öğretenin...' gibi cümleleri sıralamayı başladım içimden ardı ardına... Aptal MaTRuŞKa,mal MaTRuŞKa kaldın mı göt gibi kızım. Heh? Aldın mı dürüstlüğünün bedelini? Ne oldu yine konuşsana? Niye üzüldün soldun tüm neşen kaçtı bir anda? Noldu noooldu? Gibi bir sürü cümle kurdum. Bi sınıf arklarım dalga geçer gibi MaTRuŞKa sende alcan dimiğğ formasyon falan dediler hep bi sinir oldum. Ah ah... Bir zamanlar dostum diyip uğruna devamsızlık neymiş ya diyip dersleri asmanın dibine vurduğum insanlarda şimdi yoklar yanımda ve benim toparlamak gibi bir şansım da yok çünkü 4.sınıfım ve oda arkadaşımda yurda geliyor ama ben bir müddet sessiz,sakin,müziğim kulağımda kendimi dinlemek istiyordum... Ne mümkün! Çünkü yurtta kalıyorum az bi sesli osursan herkesin haberi oluyor anacım özelin kalmıyor ki... Of! Depresyonun dibine vurmak istiyorum bu gece ve tabi ki yarında hiçbir şey olmamış gibi olmak! İronik bir durum. Ama zaten ben başlı başına öyleyim. Neyse...


MaTRuŞKa herkese iyi akşamlar diler...

20 Ekim 2010 Çarşamba

MaTRuŞKa Pazara Giderse :)


Arkadaşlarla yapılacak paha biçilemez pazar gezimiz için sabahın köründe uyanmayı başardım. Yağmur bile yıldıramadı bizi. :) Hazırlanıp çıktım ve buluştuk sevgili BynBacak ve TüysüzEsmer le. Başladık pazar gezimize.. Her anı her dakikası olay olmuştur yine öyleydi.. :) Tezgah kenarı sohbetleri,tezgahtar-müşteri dialogları,bağrışlar odak noktamdadır elimde değil ilgimi çekiyor bildiğin. :) Hatta bir tane anlatmadan geçemeyeceğim. Zar zor yürüdüğümüz teyzelerin kalça darbelerinden sağa sola çarpa çarpa ilerlemeye çalıştığımız sırada bir tezgah dikkatimizi çekti. Sanki bedava birşey dağıtılıyor bildiğin etten duvar yapmış hatunlar tezgahın etrafına. :) Ulaşmak ne mümkün.. Merak ettik şöyle bir göz ucuyla bakalım ne satılıyor ki dedik. Parmak ucuna yükselişe gerek kalmadan hatunun birinin elinde bir adet sütyen görüp satılanı idrak etmiş olduk ve tezgaha yaklaşma fikrinden caymıştık ki... O arada kulağı tırmalayan bir ses tonu ''içine gircekmişim napim yer mi var-hatırlayamadığım bir sürü birşeyler daha-aç bakalım içini açabiliyosan giriyim'' dedi ve ben koptum o dakika nasıl yaa muhabbete bak diye.. :s Bu pazar olayı hatunları bozuyor sinirli yapıyor. Geriliyorlar küçücük birşey için tartışıyorlar... Komik olabiliyorlar. Farketmeden tuhaf cümleler kurabiliyorlar.. Neyse.. Pazarların cool bir havaya kavuşmasını daha halim selim anlar yaşanmasını diliyorum ve geçiyorum 2. olaya. :) Tezgahın başına gittik şallara baktık beğendik ama almaktan vazgeçtik. BynBacak ve TüzsüzEsmer sen al falan dediler ama orda 15 tl ben 10 tl satan yerini biliyorum alır mıyım hiç. :) Yok dedim almam ben burdan sonra aynını başkayerde bulur alırım ararım bulurum. :) Neyse ayaküstü bu konuşmayı yaptık ve tezgahtan uzaklaşıyoruz ki salmıyorlar bir türlü ''gel tamam 13 e vereyim al'' ben ''yok istemiyorum yeğaa'' tezgahın diğer sahibi ''öğrenci arkadaşlarım gelin alın 12 ye veriyorum ben,gelin... Öğrenci arkadaşlarım! Öğrenci arkadaşlarım'' diye çığırışlarına devam ederken diğer tezgahtarın cevap aynen şöyleydi ''abi o öğrenci değil nişanlı'' :S:S:S Bir an şok oldum ben pazarda üzerimden dönen muhabbete bak ya. Çakcan ağzına iki tane. :) tabi gülmekten de geri alamadım kendimi ve aynı zamanda erkeklerin bayanların yüzüklerine dikkat ettiğini bilmiyordum. Çok şaşırdım. :) Ciddi ciddi şaşırdım buna. Ayrıca sevgilimin hediye aldığı yüzüktü adı geçen nişan yüzüğü denilen yüzüğüm. :) Şeytan diyo git kır ağzını yüzünü. Bak sinirlendim yine. :) Aa 3.olayı da anlatmalıyım kesinlikle başka bir tezgah ve tezgahtar.. Mmm.. Pardon nduıfnbheıksn var mı sizde? Cevap aynen şöyle ''var eminim vardır ben satıyorum onu ama şimdi yağmurlu hava ve muşamba var görüyorsun arayamam ki'' Zönk!! Bu herif iyi mi :s Keyfin bilir satmıyorsan almıyorum. :) Paramın düşmanı mıyım lan. :) Zaten 1 hafta 50 tl yle idare etmem gerekiyor. Edebilir miyim sizce? Bu böyle sürer gider ben daha yazacak çok şey bulurum pazar güncemden ama yeter bence fazla uzadı bu yazı. :) Aklıma geldikçe yazarım ben yine. :)


A bi de unutmadan son günlerde şu şarkıya takıldım. Bakalım sizde beğenecek misiniz? Tesadüf üzeri varlığından haberim oldu. :) Eski bir şarkıysa eğer benim hayatımda yeni. :)




MaTRuŞKa iyi günler diler... :)




14 Ekim 2010 Perşembe

Allah'ım Bitmesin Bu Rüyaaaaa...

Laaaannnn bildiğin mutluyum ki ben. :D Bugün şahane birgündü... Mutluluk benim göbek adımmış bir kere daha hatırladım ve bol bol güldüm,güldürdüm... Mutluluk saçtım... :) :) :)

Dün geceden başlıyorum anlatmaya oda arkadaşım İko'ya ''yeğğaa kendimi çok çirkin hissediyorum'' çığırışlarımdan... Baktım sürekli aynı cümleyi kuruyorum ve gerçekten kendimi çirkin hissediyorum,gittim banyoya güzel bir duş. Santim santim ilgilendim resmen tüm vücudumla,bildiğin şımartma seansı yaptım kendime. :) Duştan çıktıktan sonra şahane kokulu vücut kremimi sürdüm heryerim mis mis. Oh... :) Sonrasında enerjinin rengi turuncu bir tişört ve eşofmanı çektim üzerime.. Sıra geldi saçlara koruyucu saç spreyi ve ardından kurutma. Kesimine yakışır bir hal. :) Eller ve ayaklara biraz ilgi biraz alaka kes,törpüle ve tamamdır.. Kısmende olsa bir kendine geliş,bir toparlanma oldu tabi... Gece de deliksiz bir uyku sabah da 9 da kalkıp biraz makyaj biraz özenli bir kıyafet ve okul yolu. Gittim öğleden önceki derse girip çıktım. Neden? Çünkü sevgilimle buluşacağım ben. :) Ders mi O mu tabi ki O. :) Aksi mümkün mü? Değil. :) Aa es geçdiğim çok önemli bir ayrıntı var ki:hava berbat şırıl şırıl yağmur yağıyo hiç durmuyo. Tabi MaTRuŞKa'da bol bol dua ediyo bi dursun bi dursun diye. Ama nerde gökte bi yerler delinmiş ordan paso sızıyo sanki. Erkekimle buluştuk şemşiyenin altında sıkıştık gezmeye çalışıyoruz tüm yağmura inat ama o da bize inat daha çok yağıyo. Sonra dedik olmayacak böyle bi yere gidelim oturalım o da kahvaltı yapmamıştı zaten gittik oturduk.. Konuştuk,güldük ettik falan baya dindi yağmurda bu sırada.. Bizde planladığımız gezimize alışverişimize başladık ve o mağaza senin bu mağaza benim gezdik... Sevgilim saolsun alışveriş olayından benden çok keyif aldığı için en sevdiğim alışveriş arkadaşım diyebilirim. :) Bunu da son günlerde her yerde söyler oldum nazar değecek bi kaşıyım bi tarafımı dilimi ısırayım. :p Hof ne kadar çok ayrıntıya girdim. Yoruldum ya. :) Öyle işte efendim sevdiceğim yanımdaydı ve çok mutluydum bugün. Anladım ki onun varlığı bile benim mutlu olmama yetiyormuş.. Bitmesin bu halim değişmesin düşüncelerim üzmeyeyim üzülmeyeyim.. Sevsin hep beni şimdiki gibi artsın her geçen gün.. Bende hergün daha çok seveyim. Hep istediği kadını olarak kalayım...

Allah'ım bitmesin. Lütfen...

MaTRuŞKa'dan sevgiler...

11 Ekim 2010 Pazartesi

Ama Anlatmazsam Çatlardım :)


Bir günde 2 post oldu ama başlıkta da belirttiğim gibi bunu buraya yazmazsam çatlardım. :) Bugünkü ilk yazımı yazarken yurtta ki 3 çamaşır makinasını işgal etmiştim ve çamaşırlarımın yıkanmasını bekliyordum. 2 saatlik çamaşır yıkama süresi doldu bende makinadan çıkarmak için çamaşırhaneye gittim ki 1 makina bitmiş,1 makina son dakikaları oynuyo ve diğer makina hiç başlamamış.. Peki neden başlamamış? Aklı bi karış havada mutluluk böcüü ben makinayı çalıştırmayı unutmuşum. Süperim ya. Nasıl sövdüm kendime nasıl sövdüm var ya. Dana ben,mal ben diye başlayıp.. :) Aklımı başıma aldım mı,bu bana ders oldu mu bilmiyorum ki yarın belli olur aklımı başıma devşirip devşirmediğim.. :)

İyi geceleeeeerr.. :)

Bu Kız Kaç Gündür Neler Yaptı? :p

Efendim en baştan başlıyorum olayı anlatmaya... Benim sınıf arkimin-BynBacak- sevgilisi Mami saolsun benim pc ye filmler diziler falan yüklemişti.. Bende ara ara izlerim yurtta olduğum -ama yurtta ne kadar varım orası da ayrı mevzu :)- zamanlarda ve sıkılmam diye düşünmüştüm. Ama yurtta çok fazla vakit geçirmediğim bir nevi otel gibi kullandığımdan ötürü bu benim için pek geçerli olmadı.. Hafta sonları da kaç bi yerlere kaç bi yerlere.. Aman zaten okul başlayalı kaç hafta oldu ki demeyin,duramam ben yerimde gidip gezmeli görmeli değişiklik yapmalıyım.. Hep aynı yerler aynı kişiler beni bozuyo bildiğin. :p Neyse bu kısmı daha fazla uzatmadan geçecek olursam.. :) Bu hafta sonu da benim yerime sevgilim -BySıpa- plan yapmış saolsun.. Başbaşa ve güzel bir hafta sonu.. Tabi ki kırmadım ve gittim. Çok eğlendik.. Beraber uyuduk sarıldım ona sıkı sıkı.. Beraber uyanmadık çünkü ben hep ondan erken uyandım ve koynunda kitap okudum. :) Çok keyifliydi.. Huzurlu ve mutluydum uzun zamandır olmadığım kadar.. Seviyorum ben bu adamı dedim.. Yaptığı sürprizi görünce daha bi sevdim tabi.. Gül yapraklarıyla 'Seni Seviyorum' çok hoştu lan. Bi an kaldım öle nasıl yani oldum. Benim sürpriz nedir bilmez sevgilim sürpriz yapmış.. Devamını dilediğimi belirtip,bende seviyorum pis gıcık dedim. :) Sarıldım tabi yine sımsıkı.. Benimle olduğunu,benim olduğunu iliklerime kadar hissetim..

Alışveriş gezmece tozmaca dizi izlemece derken yedik koskoca 3 günü. Aa bu arada söylemeden geçemicem gittiğimiz alışveriş merkezinde elektronik markette tüm beyaz eşyalarımı beğendim. :p Evlilik yakın bi tarihte mi ne bu acelen derseniz ki demeyin çünkü BySıpa nın okulu bitireceği yok.. Ama olsun ben ne istediğimi bileyim.. :p Abarttım biraz zannımca ama olsun mutluyduk ikimizde eşyalarımızı beğeniyor olmaktan..

Asıl ne anlatacakken nelere getirdim konuyu süperim ya. :) En başta ki mevzuya dönecek olursam. Mami Dexter ı da yüklemişti pc me benm isteğim üzerine.. Bende sevgilim sayesinde izledim hafta sonu.. Ve o diziyi bu zmana kadar izlememekle kendimi nasıl güzel birşeyden mahrum ettiğimi gördüm ve bildiğin üzüldüm lan! BySıpa yla 2 sezon bitirdik nerdeyse.. Acayip sardı beni. yeni bölümlerini de merak ettim. Bi an önce yetişmeliyim bu sezona dersler beni kıstırmadan. :) Aman kıstırsa kaç yazar tınımda mı? Hayır. :D Okula düzenli gidiyorum ya yeter işte. :p

Pazar günü BySıpa yla ayrılıp yurduma döndükten sonra uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla görüştüm acayip özlemişim yaa.. Bir daha ne zaman görüşürüz Allah bilir.. Ondan ayrıldıktan sonra da sınıftan arkim BynBacak ın teyzoşuyla tanıştım.. Adını çok duymama rağmen tanışma şerefine nail olamamıştım.. 10.10.10 a nasipmiş O güzel insanı tanımak.. İnsan 40 küsür yaşına gelip hala taş bebek kıvamında kalır mı kalır.. :) Nasıl kalır orasını bilmiyorum.. Öğrendikçe sizlerle de paylaşırım. :)

MaTRuŞKa'dan sevgiler.. :)

6 Ekim 2010 Çarşamba

Uçkurunu Tutamayan Babaların Cezası Çocuklara Kesilir..!

Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin yakından takipçisiyim.. Süper bir dizi. Kadro şahane.. Hele Osman,bitiyorum ona.. O minik boyuyla birçok oyuncuya taş çıkartıyor.. Duyguyu izleyiciye fena halde yüklüyor.. Aslında bahsetmek istediğim dizi ve oyuncuları değil tabi ki.. Konusu.. Allah ım o nasıl bir bencil uçkure düşkünü bir babadır.. Bu diziyi türkiye de yaşayan birçok kadın vardır eminim.. Hatta yakınınızda bile olabilir. Baba nedir efendim aşık olmuştur -ki bu kısma saygım sonsuz- ama gizli saklı bir şekilde yürütür bunu ve bir müddet sonra patlak verir zaten sevgili olacak hatunda sıkıştırır artık boşan boşan diye. Herifin aklı o zaman başına gelir gerçeklerle yüzleşir. Çocukları olduğunu hatırlar ve sözde üzülür.. Bana göre o herifin düşündüğü tek şey kendisi zaafları ve uçkuru! Allah böylelerini hadım etsin inşaallah. Babam yaparsa babamı da.. Hatalar insanlar içindir kabul erkek bir hata yapmış olabilir buna da kabul ama hata da neden ısrarcı olunur bunu anlamıyorum. Kardeşim iraden var kullansana. Hee burdan sakın karısına dönsün karısı da sineye çeksin affetsin demiyorum. Hoff! Çok pis sinirlendim. Osman da ağlattı zaten. Yazamıyorum kafamı toparlayıp cümle kuramıyorum. Kimselerin yuvası yıkılmasın,dağılmasın,çocuklar üzülmesin,ağlamasın,aileler parçalanmasın...

Matruşka dan sevgiler..

5 Ekim 2010 Salı

Deli Gibi Yazmak İstiyorum.. :)

Akıyo içimde cümleler.. Neden böyle olduğum konusunda bir fikrim yok. :) Ama yazmalıyım bunu biliyorum.

Güzel günler yaşıyorum bu aralar,çok şükür.. Mutluyum.. Hayat bana güzel yani tabiri caizse.. O kadar endişe boşunaymış yersizmiş,bunu görmek ayrı bir keyif. :)

Pazar günü arkadaşımın(Bynminikburun) ağabeycinin düğünü vardı ve bende samimiyetimizden ötürü oradaydım. Çok eğlendim laaan.. Şahane bir düğündü. Herkes pistte herkes oynuyo. Gelinle damat dersen çoşturuyo.. :) Orkestraya ve animasyonlara bayıldım. İkramlar falan da şahaneydi.. Gelinle damat cool cool takılıyolardı. Bynminikburun un kuzeni Semih sana burdan sesleniyorum bana baya asıldın gözümden kaçtı sanma. :) Ama benim sevdiceğim var haberin ola. :p Seviyorum onu hemde çok yaa. :) Neyse konuyu değiştirmeyeyim. Ayrıca misafirleri karşılama görevi Bynminikburun a verilmişti ve dolayısıyla bana da.. :) Düğün salonunun önünde incecik kıyafetimle götüm dona dona bekledim.. Canım çıktı yaaa. :) Zaten hastayım neyime güvenip o soğukta bekledim bilmiyorum. :) Aman salla ya şahane bi düğün geçirdim mi ewet geçirdim abi. :) Darısı başıma diyorum daha eğlencelisi bol sürprizlisi. :):) Darısının başına yaa.

Öğrenci olup yurtta kalmak zor iş a dostlar.. Hele çıt sesine uyanan insanlarla daha zor. :) Ben raadımdır top patlasa anca uyanırım gözümü açar ne olmuş diye bakar kimseye bişe olmamışsa tekrar uyurum. :p Anında,saniyesinde hemde. :) Yastığa başımı koymam yeterli. İkidir sınıfta uyuyorum zaten. Hoca ders bitmiştir arkadaşlar diyo ben kafamı koyuyorum sırasının üzerine tamam.. Direk uyku modu.. Ve o kadar tatlı o kadar güzel bir uyku ki o benm için anlatılmaz yaşanır.. :p

Bu aralar biraz pasaklı oldum lan üşengeçlikten. Elime aldığımı yerine koyduysam koydum yoksa süründürüyorum resmen ya. Sağından solundan işimi hallediyorum ama onları yerine yerleştirmiyorum. Yazık onlara. :)

Ayh bi de dün taneleri dana kadar olan kara üzüm almıştım şahane bişeler yaaa. Ye ye doymazsın.. Hem göze hem damağa hitap ediyorlar. :p Son zamanlarda zaten kilo almaya başladım göbeğim özerkliğini ilan etti aldı başını gidio durduramıyorum resmen. Onu durduramadığım gibi boğazıma da bi dur diyemiyorum. Ama ne yapayım ben yemneye düşkün bir boğa kadınıyım. :) Geçende bi tartılayım dedim 56.3 çıktım sonra bi lavaboya ziyareti yapayım dedim sonra tekrar tartıldım 55.0 ne kadar mutlu oldum anlatamam. :) Neyse susmalıyım artık galiba iğrençleşmeye başladım. :)

İyi geceler..

1 Ekim 2010 Cuma

Uzun bir uğraş sonunda blog açmış bulunuyorum.. Benim için güzel olmasını dilerim blog hayatının. :)

İlk yazıma da bir kızgınlık,bir mutluluk dileği ve bir film yorumuyla başlıyorum..

Kızgınlığım.. Tamamen kendime.. Zor günlerinde yeterince yanında olamadığım olmayı beceremediğim Dostuma.. Onu hep çok sevdim hala da çok seviyorum.. Allah muhabbetimizi artırsın. :) Hasta oldu ve bu dönemde benden hep çok uzaktaydı-görüştüğümüz alanlar ve saatler kısıtlıydı-telefonda konuştuğumuzda da soğuktu.. Birkaç defa nkonuşmayı denedik ama sorun en çok da benden kaynaklanınca kendimi değiştirmediğim için bir farklılık olmadı.. Halbuki O benim nasıl da yanımda olmayı becermişti zor günlerimde.. Nasıl da destek olmuştu bana.. Uzun bir aradan sonra özlemle kavuşup kucakladığımda sadece birkaç cümleden sonra anladım ki Dostuma yaşadığı hastalık ağır gelmiş,psikolojisini çökertmiş.. Üzüldüm bunu farkına vardığımda hem de çok.. O andan itibaren başladım moral depolarına inşallah en kısa zamanda herşey hayatında normale dönecek.. Herşey eskisi gibi şahane olacak.. Herşeyin istediği gibi olmasını diliyorum.. Hayatımdan asla çıkmamasını diliyorum.. Hep mutlu olmasını diliyorum.. Tüm güzellikleri onun için diliyorum.. Seni çok seviyorum Dostum..

Yukarıda bahsi geçen film Romantik-Komedi.. Beğenmedim yaa. Hem bi yavaş hem bi uzun.. Baydı beni.. Tarzım değilmiş. Çevremde beğendiğini söyleyen Türk Sinemasına karşı olan-Türkler sinemaya bulaşmasın yapamıyorlar ağbii yeaw- diyen tiplerdi. Neyse daha fazla yorum yapmamalıyım galiba maksadımı aşmak istemiyorum. Emeğe saygım sonsuz. Emeği geçen herkeslerin ellerine sağlık,ne diyeyim. :)

İlk yazı için yeter bence bu kadar.. :)

Sevgiyle kalın.. Herkeslere iyi geceler.. :)