22 Nisan 2011 Cuma

Özlemler Biriktiriyorum İçimde...

23'üme doğru hızla ilerlerken özlediklerim var benim. Çocukluğum mesela... O masumluğum saflığım... Özlüyorum hemde çok... Yaslanıp huzur bulduğum ve geride bıraktığım omuzların sahipleri sizleri çokca özlüyorum... Değerimi bilen ama değerlerini bilmediğim hayatımdan çıkardığım insalar sizleri de özlüyorum...
Yanımda olamayan annemi,babamı özlüyorum..Geçen yıllarımı,geçen yılımı,geçen ayı,dünü bu sabahı özlüyorum... İlkokulda heyecanla beklediğim yaz tatillerimi özlüyorum... Kuzenlerimle girdiğim gülme krizlerini,eğlenceli vakitleri özlüyorum... Ananemi özlüyorum çokca yokluğunu iliklerime kadar hissediyorum çoğu zaman... Uzaklara dalıp gitmeyi özlüyorum... Sevgilimi özlüyorum... Dibine kadar aşık olduğum vakitleri özlüyorum... Çok şeye özlem duyuyorum ben ve biriktiriyorum fazlaca bunları içimde.

Sevgiyle MaTRuŞKa... Lectura's cansın.;)

20 Nisan 2011 Çarşamba

Mutlu muyum ne lan? :))

8 Nisan 2011 Cuma

Yazmak istediğim,okuduğunuzda güleceğiniz çok şey var ama ortam müsait olmadığından yazamıyorum. :) Bu arada insanlar ne kadar vefasız yaa. :(

Ayrıca evime gidiyoruuum. :) Lectura's öpüyorum seni kocaman. ;)

Sevgiyle..

7 Nisan 2011 Perşembe

Herkes Nereye Gitti? Blogcanlar Neden Bu Kadar Sessiz?

Vizelerim bugün itibaiyle bitmiş bulunmakta ve bende evime gidecek olmanın mutluğuyla yatağımda keyif yapmaktayım... :) Darısı sizin başınıza efem. :)

Şu giremediğim vize olayı da arkadaşımın abisi sayesinde jet hızında çözüldü. Bir telefon halletti ve bende depresyonun dibinde geçirdiğim saatlerime üzüldüm. :p 4.sınıf olmanın yükünü taşımakta zorlanıyorum lan ben. :s İş hayatına atılma düşüncesi feci derecede ürkütüyor... Napsam baba parası yemeye devam etsem sevgilim okulunu bitirsin beni alsın diye mi beklesem. :p Ama olmaz annem hayatta kabul etmez ki bunu. :D Annem demişken oda hasta yaaa. Endişeleniyorum. :/ Ananemin vefatından beridir bir toplayamadı kendini. :( Böyle oluncada acım ikiye katlanıyor. Pöff.. Galiba annemle psikoloğa gitsek çok iyi olacak... Neyse bir gideyim de evime iyi bakcam Bıdıkcan Annecime.

Sevgiyle Efendim. Mutlu MaTRuŞKa iyi günler diler... :)

5 Nisan 2011 Salı

Göte Giren Şemsiye Açılmaz Derler Ama Benim Sınıf Arkadaşlarım Neden Bunu Bilmezler?

Dün itibariyle vizelerim başlamış bulunmakta ve bildiğin kitap yüzü açmadan sınavlara girmekteyim. Bir saat kadar önce 3.sünü olduk ve ben yurda geldim. Pc başına kuruldum. Asıl anlatmak istediğim tabi ki vize haftam ve nasıl geçtiğini bilmediğim sınavlarım değil..

Olay şu! Bu sabah saatimin tüm acıyla çalışlarına rağmen 08:00'da ben kapatıp tekrar uyudum. Saat 10:00'da çok korkunç bir rüyayla uyanıp-ki rüyamı da anlatacağım-tekrar uyumak için savaş verip 11:00 da kalktım. Tam esneyip genleşiyor oda arkadaşımla gecikmiş sabah sohbetimizi yapıyordum ki telefonum çaldı. Beni araması nadir olan arkadaşlardan biri. Bir bokluk hissettim. Telefonu açtım. Ses aynen şunu diyordu''MaTruŞKa neden 10.30'daki sınava gelmedin.'' yarım yamalak bir kahvaltı yapıp binbir senaryo yazıp 3 dakika içinde üzerimi giyip apar topar çıktım yurttan. Okula gider gitmez ilk işim hocayı bulmak ve durumu anlatmak oldu. Ben sınavı 13.30 da sandığım için sınavı kaçırmıştım her zaman ki dürüst edamla anlattım durumu. Zaten 4. sınıf son dönem göt korkusuna telaşlanmışım. Hoca da bir ton şey zırvaladı yok mazeret sınavı yok şu yok bu diye. Konuşmanın özü şu ki hoca totosunu sağdan kaldırıp sola devirmeye aciz bir insan olduğu için yeni sorular hazırlayıp beni sınav yapmaya razı olmadı. Sonrasında sınıf arkadaşlarımın hepsi desem yeri var sözleşmişler gibi götüme girmiş şemsiyeyi açmak için-efendim aynı günde iki sınav olduğu ve diğerine girdiğim için raporum kabul olmazmış,vizeye girmediğim için finale giremezmişim,tek ders sınavına girermişim neden dert ediyormuşum ki gibi bir sürü şey- büyük çabalar sarfettiler. Herkes kafasına göre bir senaryo yazdı. Mevzu benim meselem olmaktan çıkıp sınıfın derdi oldu. O sırada zaten diğer dersin sınavı geldiği için bende diğer dersin sınavına girdim. Çıktığımda sevgili oda arkadaşım MiniK'le konuşup durumu izah ettim. 4 senelik okul hayatında hiç böyle şeyler yaşamamış olan ben tüm felaket senaryolarını ona aktarıp rapor almasam vizeye hiç girmesem ne olur ne gider sordum. Oda vizeye girmesemde finale girebileceğimi bir engel olmayacağını söyledi. Ya zaten düşünüyorum benim senaryoya hangi doktor inanır ki abi. Sınav saatini yanlış bildiğim için sınava giremedim rapor istiyorum. Höh yani. Almadım rapor falan finalde de bi zahmet adam gibi çalışırım. Sevgili sınıf arkadaşlarıma da burdan birer pandik gönderiyorum. Böyle enteresan bir durumdu işte...

Rüyama gelecek olursak şöyle... Ben kuzenim ve çocukları ki çok severim ailecek hepiciiini birlikte bir yerlere gidiyoruz. Yeşillik falan böyle değişik bir yerler. Sonra nasıl oluryorsa bir anda bir evde oluyoruz. Ve ben diğer odaya geçiyorum birşey almak için mi ne. Anam ne göreyim bir oda dolusu filinta gibi asker,oturmuşlar içiyorlar. Üstlerinde resmi kıyafetler başlarında da hani kask diyim siz anlayın ondan var. Ben şaşırıp kalıyorum. Hafif kaçak kıvamda tırsıp çıkıyorum odadan. Sonra kuzen ben ve çocuklar dışarı çıkıyoruz. Yokuş bir yolda yürüyoruz çocukların küçüklük halleri. Arabalardan korumaya çalışıyorum onları. O sırada nasıl oluyorsa kuzenimin eşinin uzun zamandır kayıp olduğu ortaya çıkıyor ve biz bir anda onu aramaya başlıyoruz. Bir foseptik çukurunun başına gidiyorum askerlerde orda eniştemin o çukurda olduğu sanılıyor. Ama çukur çukur değil ötesi birşey. Onlar orda ararken benim telefonum çalıyor açıyorum ve eniştemin o çukurda olmadığını bilmem nerde olduğunu söyleyip kapatıyor. Bende askerlere bunu söylemeye çalışıyorum ama dinlemiyorlar. Birine sesimi duyurduğumda da hafif terslendim ve üzüntülü bir şekilde uyandım. :s

İşte böyle boktan başlamış bir günün yazısı bu. Sevgiyle...