30 Kasım 2010 Salı







17 gündür bloguma yazamamış olmanın üzüntüsüyle başlıyorum yazıma... Bu 17 günde evime gittim bol bol dinlendim gezdim dolaştım akrabalarımı gördüm mutlu oldum mutlu ettim ve dün sabah da yoğun okul hayatıma geri döndüm. 15 günlük tatilim güzeldi. Şahane diyebilirim hatta... :) Annemle geçirdiğim mutfak ve temizlik saatleri babamla yaptığım atışmalar yeğen için binbir şekle bürünmeler hepsi mükemmeldi ve ne yazık ki çabuk bitti. :(



Son sınıfa geldiğim bu tatillere gidişlere geri dönüşlere alışmış olmam gerekirken bende ters etki yapıp derinden üzüyor... Gerek çalışma hayatımı memleket hayalleriyle süslememem gerek okul bittikten en geç 3 yıl sonra evlenmeyi düşünmem gerek... Herşey etkiliyor galiba bunu. Off! Şu hep kendi ayakları üzerinde durma düşüncem varya öldürüyor beni. :s Özgürlüğümü ilan ettim ya bir kere bir daha kaptırmam kimselere.






Tuhafım tam şu aslına bakarsınız karma karışık duygular içindeyim. Aklımın bir yarısı hasta olan ananemde olmakla diğer yarısı olan olmayan olabilecek olan olma ihtimali sıfır olan herşeyi düşünüyor... Ve MaTRuŞKa bu durumda ne yapması gerektiğini bilmiyor. Savunmasız yakalandı! Şaşkınım şu anda bu halimden ötürü çok nadir olur çünkü. :s






Yazmak istediğim çok şey birikmiş olmasına ve anlatacaklarım olmasına rağmen bu yazımı kısa kesiyorum..












MaTRuŞKa'dan sevgilerle...

13 Kasım 2010 Cumartesi

Asfalt Kader :p


Yine bindim arabama öyle hızlı gidiyorum kiiii. :) Mirkelam benim için söylemiş sanki bu şarkıyı. :p Yine bindim otobüse gidiyorum canım evime. Mutluyum bildiğin. :) Uzun saatlerin sonunda aileme kavuşma fikri tüm eziyete değer. Hele yeğentoşa kavuşmak;paha biçilemez! :) Dediğim diyebileceğim bu kadar galiba. Şimdiden iyi bayramlar sevgili bloggerlar ben uzun bir süre nete giremem şimdiden kutladım o yüzden. Sevgiyle kalın. Mutlu olun. :)


MaTRuŞKa'dan sevgiler...

10 Kasım 2010 Çarşamba

Gamsız Yaptı Dünya Beni :p

Salladım gitti ya... Koy totosuna rahvan gitsin modunda sınava gidip geldikten sonra keyfim yerine geldi. Yurda gelip odamı topladım yavaş yavaş.. Dünden kalan bulaşıkları yıkadım. Az önce de saçlarıma maşa yapmayı bitirdim ve şimdi de keyifle üzüm yiyip müziğimi dinliyorum.. Bir elimde cımbız bir elimde ayna umurumda mı dünya. :):)

Evime de gitmeye az kaldı ya. Çok özledim ailemi yaa... Birinci yılda bile böylesi özlemiyordum sona yaklaştıkça planlarımı yaptıkça 4 yıla nice 4 ekleneceğini hissettikçe daha çok özler oldum onları. Canlar...

Dexter ın yeni bölümü de nete verilmemiş ya. :( Aşkitom herif çok tatlı. :)

Tam şu anda çalmaya başlayan bu şarkı bu yazıya çok uygun. :)

Sevgilerle... :)

Yazmak İstiyorum Ama Nerden Başlasam Bilemiyorum...

Çok sevdiğim arkadaş grubumda yaprak dökümü başladı ve ben bu duruma engel olamadığım için çok üzülüyorum... Bynminikburun yapılan birkaç şeye alınmış -ki ben alınmasını haklı görüyorum çünkü soyutlanmıştı olaylardan tamamen- BynBacak'ın attığı mesajlara yerimi anladım ben giib bir cevap vermiş. Bizim BynBacak'ta zaten fevri bir hatun ben kimsenin kahrını çekemem dünya benim kahrımı çeksin modunda ya şöyle de ya böyle diye ortalarda dolanıyordu sınav öncesinde bana bir iki birşey soracak oldu Bynminikburun'la konuşmasının daha mantıklı olduğunu düşündüğümü söyledim. Berbat geçen sınavım sonrasında daha fazla okulda kalmak istmediğim için hızla kampüste yalnızlığım ve sessizliğimi alarak uzaklaştım. Merkeze inip fazlaca açıldığım kredi kartı borçlarımı ödedim. Bir iki alışveriş yaptım ki tüm bunlar biraz olsun kafamı dağıtmak umursamamak içindi... Ama ne kadar faydalı olduğu ayrı mevzu tabii. Tüm bunları yaparken de Bynminikburun'la mesajlaştım. Benim açımdan bir problem yok ama o ona kızdığımı düşünüyor neden olduğunu çözemediğim bir şekilde. Neyse ki bunu ona izah ettim. Sonrasında da yurdun yolunu tutup yatağıma uzanıp saatlerce dinlendim. Dinledim ve kendime geldim mi hayır... Daha önce böyle bir dostluk bozulması yaşadığım için fazlaca etkilendim ve sonrasında neler olabileceğini düşünüp bol bol üzüldüm hatta bir ara abartmıyorum ağlamama ramak kalmıştı...

Hafta sonu kuzenlerle toplaşka yaptık. Canlarım özlemişim onları.. Zaten kızdılar hep bana neden sık sık gelmiyorsun diye.. Bir daha ziyaretimi en kısa sürede yapmalı ve kendimi özletmemeliymişim. :) İnşallah...

Hafta sonu çıktığım gezimde anladım ki herkes anne baba aile olamıyor. İnsanlar kendilerini birşeylere bir yerlere kaptırıp çoluğunu çocuğunu unutuyor. İyi ki iyi bir aileye sahibim. Ne kadar şükretsem az... Ve yine farkettim ki ben insanlardan sadece sevgi bekliyorum. Her defasında artan bir sevgi. Aldığımda da mutlu olup mutluluk saçıyorum.. ve yine öğrendim ki pembe görünen hayatlar aslında ne kadar griymiş. Çok mutlu olduğunu düşündüğüm öyle gördüğüm bir çift tesdaüf eseri öğrendiğim kadarıyla aslında berbat bir evlilik yaşıyorlarmış. Üzüldüm onlar hemde fazlasıyla..

MaTRuŞKa'dan sevgiler...

4 Kasım 2010 Perşembe

Benim Kıl mı Kıl Arkadaşlarım Var!

Bu yazıyı okuken bu şarkıyı dinlemeniz önemle rica olunur. :)


Şu anda sınıfımda köşemde oturmuş pc de takılmakla beraber çevremdeki dedikodular,atışmalar,konuşmalar ve bilimum yapılan işlere dikkatimi vermiş durumdayım. Hatunun bol olduğu sınıfta neler neler konuşulur neler döner az çok tahmin edersiniz sizde. :) Hatta tam şu anda birisi ''Seeenn başıma gelen belalısıııın'' gibi kısmen attığı bir şarkı mırıldandı ardında konuşmaya katılıp şuh bir kahkaha attı ki o kahkaha hep rahatsız etmiştir beni. 4 kişilik bir grupta yörelerinin adetlerinden konuşuyorlar... Düğünleri nasıl olur neler yapılır falan filan anlatıyorlar. Jet hızıyla da hocalara çevirdiler mevzuyu tam şu anda bu ani değişimlerinden ötürü kutluyorum onları..


Bu kadar çok hatunun olduğu bir sınıfta olduğum için hep şanssız olduğumu düşünmüşümdür... Bizimki gibi olmayan sınıflarda birlik beraberlik olur. Kalabalık bir grubun olur. Bir yerlere gitmek istediğinde daha rahat toplaşka yapılır. Daha çok gezilir daha çok birlikte vakit geçirilir. Volüm daha az yükselir daha az tartışma çıkar. İyidir daha iyidir bence hatunun az olduğu sınıf...



MaTRuŞKa'dan sevgiler. İyi günler dilerim. :)

3 Kasım 2010 Çarşamba

Anılarıma Anı Ekledim Bu hafta Sonu :)






Önceki yazımda da bahsettiğim gibi Sırpıç'ın ablası CanaYakın geldi geçtiğimiz hafta sonu. Çok sevdim,tatlı bir kişilik,tam bir akdeniz insanı halleri,abla sıcaklığı,anlatılmaz yaşanılası bir doğallı,sevecenlik hissettim onda. :) Herkeslerin hayatına böylesi candan insanlar girmesini dilerim. :p



Uykusuz geceler bol gezentili hafta sonu oldu bizim için. Günlük planlarımız belliydi zaten onun dahilinde bol bol gezdik. :) Cuma sabah çok erken kalkıp yağmura aldırmadan düştük yollara buluşmamız biraz problemli olsa da bulduk misafirimizi koca şehirde. :) Ufak çapta bir valiz krizi de yaşadık tabi ki. Kim taşıyacak krizi. :) Sonrasında kahvaltı ve bekle bizi avm ler... Mağazalar... Modunda gezdik dolandık. Sırpıç 30 ekim doğum günü olması sebebiyle ben ve BynBacak eve erken döndük. Pasta olayını ayarladık sakladık. Gece 12'yi geçerken de kutlamak için hazırlıklara koyulduk ve güzel bir konsepte hafif kutlama havasında odayı hazırladık. Sıra Sırpıç'ı yatağından kaldırma olayındaydı. Bu görevde tabi ki benimdi. :) Benim panik hallerimi ondan iii kimse bilmez çünkü hemen kalkar gelir emindim yani. :) Aynen dediğim gibi de oldu telaşla odanın kapısını tıkladım,panik bir sesle Naz'a birşey oldu Sırpıç koş çabuk dedim yataktan fırladı ve saniyesinde Naz'ın yanındaydı... O anda çığlıklar koptu ''İyi ki doğdun Sırpıç'' diye. :) Çok korkmuştu nasıl kızdı bana anlatamam. Daha olağan bir şekilde çağırsanız olmaz mıydı diye. Haklı ama öle olsa kalkıp gelmezdi ki. :) Kutlamamızda böyle geçip bittikten sonra bir kere daha evde herkes yataklara daldı... Ertesi günde erkenden kalkıp kahvaltı faslı çarşı mağaza gezmece doğayla başbaşa kalmaca falan derken günümüz bitti ve evimize döndük. :) Pazar günü gelip çattığındaysa saatlerin geri alındığından haberimiz olmadığı için 09.30 da kalktığımızı sanarken 08.30 da uyandık. :) Naz'ın bu durumdaki yorumunu söylemeden geçemeyeceğim. ''Yok Böyle Dans'ı izleyene kadar Trt-1'i izleseydiniz de saatlerin geri alınacağından haberimiz olurdu yeğaa..''dedi haklıydı tabi kısmen. :) Nasıl bunu kaçırdık hala anlamış değilim ya neyse..


Böyle işte hafta sonum güzeldi yeni bir insan yeni bir hayat tanımış oldum. Çok da sevdim CanaYakın'ı. Herşeyin gönlünce olmasını diliyorum.


Bu şarkı da benden size gelsin. :) Biraz tatsız tuzsuz heyecansız bir yazı oldu farkındayım ama yazamadım neden bilmiyorum. :) Affınıza sığınıyorum. Yine kendi çekimim fotolardan yükledim sizler için. :p


MaTRuŞKa'dan sevgiler.