31 Aralık 2010 Cuma

Senenin Son Postu :D

Hero Of Darkroom'dan kıskanıp 2010'un son duşunu yaptım,birazdan da kızlarla yemeğe gideceğiz. Sonrasında bir yerlerde birşeyler içme faslının ardından yurdun yolunu tutup gecenin sonrasını çok sevgili yurdumuzda geçireceğiz.

Aradığım balon kadehleri buldum ki bulana kadar canımız çıktı. :) Belim koptu yürümekten. Kaç mağaza gezdim kaç süpermarket fethettim bilemiyorum. Ama olsun bulmuş olmam bunları unutmama yeterli. :)

Herkeslere benden sevgileeer.. :)

Ben Bugünü İyi ki Yaşadım :) Yuppi!



Merhabalar Efendiiiim. :) Acayip derecede enerjik bir gündeyim,gecenin şu saatinde bile ordan oraya zıpzıp zıplayabiliyorum o derece yani. Nerden geliyor bu enerji kız derseniz? Bilmem. :) Mutluyum yeaa. :) Yaşadıklarım yarım yamalak uykum mu yaptı bu enerjiyi ki acaba?


Bugün aslında saçma salak bir hale getirdiğim uyku düzenimle her zaman ki gibi bir gün başladı işte yeaa diye düşünürek kalktım yatağımdan. Öğleden önceki derslerimi asarak ve BynBacak'ın gel notlarını toparla finallere ne kaldı mesajından sonra;silkinip kendime geldim ve b.k gibi vize notlarını 90'lara çıkarma zamanıdır zaman bebişim g.t büyütme zamanı değil dedim,kalktım öğleden sonraki 2 derse gittim. İyi ki de gitmişim,yurtta pineklesem kafayı yemiş halde moron moron etrafa bakardım akşama doğru... :) Neyse bir iki not toplamaca ona buna takılmaca Sırpıç'a çekilen yirmilik dişlerinin acısını unutturmaca derken kahkalarla yedik saatleri. Aa tabi BynBacak'ın tabi siz oturun ben toplarım notların tamamını işim gücüm sizin için çalışmak diye çığrışlarına kulak vermeden... Ne kadar böyle söylese de sadece bizi kızdırmak için der;O biliyorum. :) İçinde fesatlık hasetlik bulundurmadan söyler... Neyse efendim biz otobüse bindik kızlarla ordan burdan derken bir ton saçma sapan şeyden bahsederek yolculuğumuzu bir eczanede-ki bu eczanede BynBacak'ın kuzeni Kızıl'ın;eczanesi- sonlandırdık. Sırpıç için alınan bir antibiyotik ve ağrı kesicinin ardından misafirini de alıp Burger King'e gittik ve bize 10 dakika gibi gelen 1 saat geçirdik orada. :) BynBacak'ın sevgiliside dersten çıkmış geldi yanımıza. Sonra hurra kalktık ordan başladık züccaciye züccaciye balon kadeh aramaya ama yok satılmış hepsi yeni yıl sebebiyle ki zaten akşamın körü olmuş vakit dükkanlar kapanıyo Migros'ta var ama ben 6 lira vermek istemiyorum bir balon kadehe kırılcak etcek üzüleceğim sonra ben ona bir ton.. Nasıl gıcık oldum anlatamam... Banane istiyorum bu yılbaşında içeceğimi balon kadehimden yudumlamak istiyorum sevgili arkadaşlarımla. :D Ama yok bulcam ben o kadehleri,taktım ya bir kere. Yarın hiçbir işim olmadığı halde balon kadeh aramaya çıkacağım. :)


Arayıp arayıp bulamadığımız balon kadehlerin ardından Kızıl eczaneyi kapatmış sevgilisiyle görüşmüş ve yanımıza geldi. Hadi gidiyoruz nereye Nurten Teyzelere neden nerden çıktı şimdi bu kahve falı batıracağız davet etti dedi. Hobaaa benim deyimimle;Nurten Hanım Teyzelere(N.H.T) fal baktırmaya gittik. -Tanıştıktan sonra N.H.T'ye teyze dediğim için kendimi biraz kötü hissettim ama hatun yaşını göstermiyor ben ne yapayım. :) - Allah'ım neler neler söyledi bende şok şok üzerine. :) S ve M harfleri çıktı falımda ki S sevgilimin adının baş harfi. Lise kpss'ine girmişti 82.79 puan aldı. Her ne kadar ona çaktırmasamda olmaz yaa diye düşünüyordum ama N.H.T bunu tam aksini söyledi. :) Atanacakmış memur olarak. :) Bende deniz aşırı bir yerde çalışacakmışım köprü olan bir yerde yani İstanbul'da. Tam istediğim gibi. :) Omuzlarında çok ağır yükü olan bir ata kişisinden bana bir haber gelecekmiş ve çok yakında. Tek taş yüzük çıktı. Dileğim pırlanta olarak parmağımda boy göstermesi. :D Ellerinde çiçeklerle önümde diz çökmüş kıvırcık ve kısa saçlı bir erkek varmış ki kendisi sevgilimin eşgaline uyuyor. İçi tertemiz bir kalpte es geçilmeyecek birşey tabii. :) Ayh diğer çıkanları da ayrıntılı bir şekilde yazmak isterdim ama yeterince uzattım yazıyı. N.H.T'yi,kızı Harika'yı-y.20 eczacılık 1.sınıf- oğlu Can'ı tanıdım ve çok şanslı hissettim kendimi.. Çok sıcak,samimi ve güleryüzle karşılandığım odak noktası olduğum bir misafirlikti. Yeni insanlar yeni yüzler tanımak hep beni mutlu eden bir durum olmuştur. Galiba mutluluğumda biraz olsun bununda payı var. Sonrasında da saat 10 civarında yurdun yolu taştan diyerek geldim oturdum totomun üzerine ve oturuş o oturuş. Blog yazıları face alemi derken.. Saat bu saat oldu ve başladığım yazıyı yine bir çırpıda bitiremedim... Sağlık olsun ama dimi? :)

MaTRuŞKa yeni yılınızı kutlar... Sağlık,mutluluk,huzur,neşe getirmesini diler... Sevgiyle kalın. :)

30 Aralık 2010 Perşembe

Böyle İşte... :)

Hof koskoca 1 senenin daha bitmiş olmasının ve Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin üzüntüsüyle yaşıyorum son günlerde... :) Dizi izlerken ki halim anlatılmaz yaşanır bir boyutta... Ali'nin o gıcık halleri Caroline'in şıllıklığı beni deli ediyor tabi ki. Aa az kaldı es geçecektim Fizy'nin kapatılması da evlat acısı gibi oturdu içime. Müzik dinleyecek sitem şarkı listem yok artık resmen. Ben o site sayesinde şarkı indirme derdimden kurtulmuştum. Gönül bağım vardı yaaa. :) Tamam abarttım kabul ediyorum ama alışkanlıklarımdan vazgeçmem kolay değil ki benim. Özlüyorum Fizy'i. :)


Dün akşam oda arkadaşımla gezdik,alışveriş yaptık biraz yurtta bitmiş erzaklarımızı falan aldık daha çok.. En net hatırladığım şu ki bir ara gülmekten kendimizden geçtiğimiz. Oda hatunları olarak spor yapmayı düşünüyoruz ve bunun içinde spor salonu arayışı içindeyiz tabi ki. dün akşam da çıkmışken yolumuzun üzerine denk gelen bir taneye gidelim dedik. Gittik görüştük ama fahiş fiyat sebebiyle biz bir arkadaşımızla konuşalım dedik telefon numarası aldık ve çıktık... Ve anladık ki salon boş çünkü fiyatı kasmışlar. :) Gıcık olduk ama keyfimizden hiçbirşey kaybetmeden hatta level atlamış bir halde kendi çapımızdaki eğlencemize devam ettik. :)

Bugün MaTRuŞKa kişisi geceyi uyanık geçirip öğlen 1'e kadar uyuması sebebiyle üzerindeki miskinliği atamadı. Bütün günü pijamalarla ve yatağımda geçirdim. Ders çalışmak için bile çıkmadım. :) Akşam da psikopata bağlayıp fotoğraf çekmeye verdim kendimi. Saçma sapan demeden bir sürü fotoğraf çektim-bir ara paylaşacağım inş birkaç tanecik de olsa blogumda-. Zaten gidemediğim fotoğraf kursunun acısı hala içimde... Aslında 2. dönem bütçe hesaplaması yapıp gitsem mi ki ama zor ya hof. :( Hem spor hem fotoğraf kursu çoook zor bir ihtimal. Mutsuz oldum şu anda. Neyse...


Herkese iyi geceler diler,MaTRuŞKa...



Dikkat çeken durum;30 kayıt 30 Aralık ve 50 izleyici. E güzeeel. :)

25 Aralık 2010 Cumartesi

Ayh! Mimlenmişim :) -Mim1-

''Lectura'S ım bitanem beni mimlemiş. :) Bu blogumun ilk mimi oluyor. Sevindim doğrusu böylesine kanımın kaynadığı,içten içe sevdiğim,kuuzuuum dediğim tatlı birinin beni mimlemiş olmasından. :) Teşekkür ederim Lecturacım. :) Sırasıyla sorulara ve cevaplara geçiyoruuum. :)


1.Yeni Yıla Nasıl ve Kimlerle Girmek İstiyorsunuz ?

Oda arkadaşlarımla plan yaptık. Sevgili sevgilimle ayrı olacağız muhtemelen. Ama gönlüm Kikirik'le birlikte olmaktan yana. :) Böyle tuhaf bir karmaşanın içerisindeyim. A tabi işin şu boyutu da var BySıpa her an beraber birşeyler yapalım diye tutturabilir. :) Kısaca kiminle ve nerede olayım bilmiyorum. :)

2.Yeni Yıldan Beklentileriniz Nelerdir ?

Sağlık,mutluluk ve iş. :) Tabi ki sevdiklerimde yanımda olsuuun. :)

3.Yeni Yıl Sence Ne Demek ?

Yeni şeylere ramak kaldı,onunla birlikte hayatımda birşeyler değişebilir demek. Umut demek bir nevi. :)

4.Yeni Yılda Ne Olursa Çok Mutlu Olursun ?

Okulumdan mezun olup istediğim işe kabul edildiğimde...

5.Yeni Yıla Dair Mesajın Nedir ?

Sevenler ayrılmasın. :) Herkesler mutlu ve hoşgörülü olsun.. :)

Bende Elif GİZEM'i mimliyorum.

MaTRuŞKa'dan sevgiler...

Kulağımda müziğim,uykum var ama uyumak istemiyorum. Bloguma da yazacak birşey bulamıyorum. Bunalımda mıyım? Hayır. :s Noluyo bana? Bilmiyorum.

MaTruŞKa iyi geceler diler...
Allah'ım lütfen herkes iyi ve mutlu olsun. Amin.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Ben Var Ya Ben. Ohooo... :)

Bugün değişik birgün oldu. Sabah erken kalkıp hastaneye gittim. Kadın doğuma... Öylesine bir sebep olmadan can sıkıntısı desem yeri var bir değişiklik hayatımda bir atraksiyon olsun diye nerdeyse... :p :p Şaka bir yana sene de bir de olsa kan tahlili verip bir muayene oluyorum. Bu defa da devlet hastanesine gittiğim için baya bir detaylı tahlil istettirdim. Hormondur,kolestoroldur,glikozdur,tsh lar falan filan hepsine bakılmış.. İyi kolesterolum-yani HDL Kolesterol-düşük kötü kolesterol-yani LDL Kolesterol- yüksek ki bu tamamen hazır gıdalarla beslenme ve yediğim abur cuburlardan kaynaklanıyormuş daha doğal ve ev yemekleri tüketmem gerekiyormuş. Hormonlarımdan prolaktin yüksek çıktı. Onun için gelecek ay reglin 3.günü tekrar baktırmam ve yine yüksekse tedavi edilmesi gereken önemli bir durummuş. Çünkü hipofiz bezinde tümör olabilirmiş. Nedense hiç tınlamadım bunu dehşet uyandırmadı bende. :s Tabi ki gelecek ay tahlil yaptıracağım ama. :) Kan değerlerim gayet iyiymiş. Hatta kan bağışı yapmayı düşünüyorum en kısa zamanda inşallah.. Bunların dışında bir problem yok çok şükür. Turp gibiyim. :) Daha uzatmadan kapatıyorum bu konuyu. :)



Tahlil falan derken asıl anlatacağım mevzuyu unutacaktım az kaldı. Doktorda yanımda Sırpıç'da vardı. Sabah beni görür görmez ''Bugün sende değişik bir güzellik var,gözüme her zamankinden güzel görünüyorsun.'' dedi. Yılışık bir şekilde teşekkür ettim bende ona. :) Sonra doktorun yanında otururken hafızamda bir anda şimşekler çakıp aklıma kareler geldi. Yıl 2005... Liseden mezun olmuşum-ki mezuniyete yakın bir vakit kala MaTRuŞKa bakımlı ve şık olmaya,kendini keşfedip bildiğin bir süslenmeye püslenmeye başladı- . Arkadaşım Sarı'yla daha sık görüşüyoruz tabi bir de ÖSS'ye girmişiz o çok heyecanlı oldu diye düşünüyor üniversite beni bekle modunda, bir de güzel ilerleyen ilişkisi de hayatına çifte kavrulmuş kıvamı veriyor... Gel zaman git zaman sınav sonuçları açıklandı hüsranla sonuçlandı tabi ikimiz içinde,benim için hiç umut yoktu o yüzden ben pek sarsılmadım ama onun için çok zor olmuştu kötü puanına alışmak.. O durumu atlatmak.. Herşey üst üste gelir ya hani hep,o zamanda öyle oldu ve sevgilisi de ayrılalım diye tutturdu. Sarı'nın çabaları da sonuç vermeyerek ayrıldılar. Bizim kız günlerce salya sümük tabi MaTRuŞKa'nın görevi de onu teselli etmek gözyaşlarını silip unutması için elinden geleni yapmak. Yine teselli ve unutma seansı yaptığımız bir gündü ve Sarı bana sana birşey itiraf edeceğim MaTruŞKa dedi. Benim gözler fal taşı oldu tabi. Nolduu yaaa modunda bekliyorum merakla söylesin diye. Ama bak yemin et kimseye söylemek yok dedi bende tamam yaa kime niye söliiim kızım dedim ve Sarı biliyor musun Kirpi-sevgilisi- bana aşık olmadan önce sana takmış kafayı. ''Hani okulun son zamanları çok süsleniyordun falan ya dikkatini çekmişsin çok beğeniyormuş seni ama senin eski mevzuyu öğrenince caymış. Beni düşünmeye başlamış.'' dedi ben şok tabi nalakaa yaaa. Sonra bir dönem neden bilmiyorum bakıma süse ara verdim. :) Deliymişim ya. :D Bugünde aynen o zaman topladığım gibi tepeden topladım saçlarımı ve Sırpıç'ın bir cümlesi beni 5 yıl öncesine götürmeye yetti. O zamanda hergün iltifatlar yağıyordu. Demek ki gerçekten yakışıyormuş. :) Ve şu anda farkettim ne kadar uzun süredir öyle toplamamışım saçlarımı. :) Sanmayın ki çok farklı özel birşey gayet normal doğal bir toplama. :) Tepeden sıkı bir toplama,saçlarım kısa olduğu için uçlarına biraz köpükle hareket getiriyorum,çıkan minikleri sağa sola tıkıştırıyorum. Olan şu ki yüzüm kabak gibi ortaya çıkıyor. :D Bunu yapmam yüzüme çok güvendiğimden mi alakası yok sadece saçlarımı öyle toplamayı seviyorum. :) Ayh aman neyse bir cümle neler yazdırdı bana okumadan yayınlıyorum. :)

Sevgiyle kalın... MaTRuŞKa iyi geceler diler. :):)

19 Aralık 2010 Pazar

Yazacak çok şeyi olup ama tersine çevirdiği günler yüzünden yazmaya mecali olmayan bir blog kişisinin klavyesinden çıkan cümlelerdir bunlar... :) Herkese kucak dolusu sevgileeer. :)

MaTRuŞKa iyi geceler diler... :)

16 Aralık 2010 Perşembe

Dost Mu Ne Dostu? Onlar Birer Kazık!


Eski dostlar zamanla düşman olurmuş meğer... Hep açığını ararlarmış... Ne kadar enteresan sen tüm iyi günlerini hatırla kötüleri sil herşeye rağmen ama o senin yan yanayken yaptığınız bir ton anıyla dalga geçsin. Herşeyi espri malzemesi yapsın. Bu noktada kime kızar MaTRuŞKa kişisi? Tabi ki kendine! Tanıyamamış olmasına,körlüğüne,körü körüne insanlara güvenmesine,değer vermesine,haketmeyen insanları hayatına aldığına,sırf çok sevdiğinden hoşuna gitmeyen durumlara ses çıkarmamasına,yaptığı herşeye KIZAR! Ama işin en güzel tarafı şudur ki öğrenmiştir,dost dediklerinin her daim yanında olmayacağını,göt gibi yolun yaırısında ortada bırakılacağını. Bundan sonra adımlarını ona göre atar mı atar! Dost diyip herkesi hayatına alır mı almaz! Gözünü 4 açar mı açar! Şu anda yine tonlarca sövmek istiyorum ama dost bildiklerimin yüzüne karşı. Belki öyle olduğunda biraz olsun rahatlarım.


Sevgiyle kalın. Dost dediklerinizi süzgecinizden bir kere daha geçirin,benden söylemesi.


MaTruŞKa...

15 Aralık 2010 Çarşamba

Karalamaca :)

Merhabalaaar diyerek başlıyorum yazıma. Görüşmeyeli normale dönmeyi başarmış bulunuyorum. Tabiki bunda büyük payı olan sevgili kuzenim Kikirik'i anmadan geçemeyeceğim ve ona bir kere daha teşekkür ederim. :) Perşembeden pazartesi öğleden sonrasına kadar beraberdik. Gezmedik bu defa daha olağan daha evcil bir hafta sonu geçirdik. Bu bana daha iyi geldi,galiba buna ihtiyacım vardı. Kendimi,abimi ve annemi sorgulamaktan vazgeçtim. Hayatıma bıraktığım yerden devam etmeye başladım.

Kikirik'in Teyzoşuna kahve falı baktırdım. Tüm özelimi pıt pıt pıt döktü ortaya. Noluyoruz yeaa oldum o anlattıkça. Lan keşke bi kenara çekip baktırsaydım dedim. :) Söylediklerinde en çok hoşuma gidenlerden biri Başarılı olacağımdı. Şu sıralar fena halde kariyer mevzuna takmış durumdayım çünkü. Not ortalamam her ne kadar bok gibi olsa da. Kariyer yapmak konusunda kararlıyım. Gönlüme göre olmasını diliyorum...

Aslından çok detaylı ve uzun bir yazı yazmaktı pc başına oturduğumda amacım ama şu anda amacımdan tamamen sapmış bir halde postun son cümlelerini yazıyorum. :s Kendinize dikkat edin,sevgiyle kalın... :)

8 Aralık 2010 Çarşamba

Elimde Değil

Anneme ve abime feci derecede kızgınım ve kırgınım. Telefonlarına çıkmak konuşmak istemiyorum. Beni düşünmek yerine sevgimin büyüklüğünü bir kere daha görüp haber verselerdi böyle olmayacaktı. Dedim ya atlatamıyorum elimde değil. Her an her dakika büyüyor içimde. Hoff...

MaTRuŞKa'dan sevgiler..

7 Aralık 2010 Salı

Ananem perşembe günü sabaha karşı vefat etmiş ve öğlen namazına mütakibende defnedilmiş. Ailemden uzakta olduğum için en son bana söylendi. Üzülmemem içinmiş. Hiç üzülmedim böyle ya.. Hayatımın bundan sonrasını onsuz geçireceğime mi,gidip son bir kez göremediğime mi,benim yerime verilen karara mı neye yanayım bilemiyorum. Atlatmaya çalıştıkça çığ gibi büyüyor acım içimde. Olmadığı fikrine alışmak istedikçe daha çok özlüyor,daha çok ihtiyaç duyuyorum... Varlığı yetiyordu bana. O yanımda otursun istesin ben yapayım yine diyorum. Hayatından gelmiş geçmiş tanımadığım insanların adıyla seslensin yine bende 'ben senin torununum anane' diyeyim,bıkmadan usanmadan hayatını baştan anlatayım o inat edip bana kızsın,yemeğini yedirip ilaçlarını içereyim,o varken neler yapıyor neler paylaşıyorsak hepsini hayatıma geri istiyorum. Geriye dönmeyecek hiçbirşey biliyorum ama özlüyorum. Keşke yerime karar vermek yerine acımı yaşamama izin verselerdi alışmam daha kolay olurdu belki... Şu bir gerçek ki bundan sonrasında daha çok benimle olması için elimden geleni yapacağım. Rabbim günahlarını affetsin Ananecim,mekanı cennet olsun inşallah. Seni çok seviyorum.

Yazmadım çünkü son günlerde iyi değilim üzgünüm,kırgınım,her an ağlamaklı ve gözleri dolu doluyum... Biraz olsun kafamı dağıtacak diyip birşeyle uğraşmaya çalıştıkça daha içime işliyor. Acımın zamanla çok daha derin bir sevgiye dönüşmesini diliyorum.

Sevgiyle kalın. Sevdiklerinizden ayrılmayın...

5 Aralık 2010 Pazar

Twitter


Twitter alemine katılan blog kişisi!

2 Aralık 2010 Perşembe

Bir Telefon Konuşması

-Alo annecim.
-Efendim kızım.
-Nasılsın canım.
-İyiyim kızım. Sen nasılsın?
-Bende iiiyim annem.
-Hala hastanede misiniz? Ananem nasıl? Doktor birşey dedi mi?
-Kötü! Vücudu hiçbirşey kabul etmiyor. Çıkaracağız hastaneden eve götüreceğiz. Kötü yani gerçekten baya kötü. Son bıraktığın gibi değil.
-:s (İliklerine kadar işleyen bir hüzün ve şaşkın bir ifade)
-Ben seni sonra ararım kızım kapatalım şimdi.
-Peki annecim. Çok öpüyorum seni. Görüşürüz. By by...

Telefon kapanır ve MaTruŞKa bir saatten uzun bir süre önce yapılan bu konuşmanın bitişinden beri annesinin aramasını hüzünle beklemektedir.

Sevgiyle kalın.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Kabul Et Bebişim Süzme Kırosun!

10'da kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra hazırlanıp kampüse gitmek üzere yola çıktım. Aslında amacım bugünkü tek derse girmek 2 bişey öğrenmekti ama caydım. Salla dersi mersi dedim oturdum sınıflardan birinde nette takıldım. Ödev yapmak üzere sözleştiğimiz BynMinikBurun'da bir süre sonra yanıma geldi. Beraber önce bir yemekhaneye sonra da kütüphaneye ödevi yapmak üzere gittik ki yaptık da zaten. Yarın şahane bir ödev sunumu yapmam gerekiyor. :) Ödev işi bitince minibüse binip yurdumun yollarına düştüm.. Sevgili şöfor her zaman olduğu gibi minibüsü balık istifi yapmayı başardı ve bende hiç tanımadığım 2 kızla yakın temasla yolculuk etmek zorunda kalmanın yanı sıra konuşmalarına kulak misafirliğinin ötesinde dahil olmak zorunda kaldım.. Hatunlar kokoş olmaya çalışan ama uzaktan yakından alakaları bulunmayan tipler... Yıldırım aşkının da ötesinde bir hızla aşık olabiliyor ve önlerine gelen herkesi herşeyi eleştirebiliyorlar. Bir değişiklik yapmak amaçları ama kıytırıktan bir semte giderek yapacaklar bunu akılları sıra gittim biliyorum orda birşey yok ki kardeşim. :) O semte arkadaşına kalmaya git oturmaya git ne bilim güne git falan ama gezmeye gidilmez yani birşey yok ki. :) Seda Sayan ı beğeniyorlar. :s 20 dakikalık yolculukta daha neler konuşuldu ama benim aklıma gelen kısmı bu kadar. Tuhaftılar fazlasıyla.. Anlatmak yetmez ki yaşanılasılar. Teallam yaa.



Neyse ben kaçar. Sevgilerimle. :)